![]() |
||||||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Hakkımızda | Hizmetlerimiz | Kampanyalar | Sorulanlar | Yasal Uyarı | Fiyatlar | İletişim | |||||||||||||
Bu site ziyaretçilerini bilgilendirmek amacı ile hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz. Yasal uyarı için tıklayınız
İsminizi ve e-posta adresinizi girerek e-posta listemize kayıt olun, sizi gelişmeler ve kampanyalar hakkında bilgilendirelim. |
![]()
Şişmanlık Günümüzün en büyük sağlık ve sosyal problemlerinden biri şişmanlıktır. Aşırı kilolar insan bedenine ve ruhuna ağır bir yük getirmekte, fiziksel aktiviteleri azaltmakta, sosyal hayatta kısıtlamalara yol açmaktadır. Şişmanlık hastalığının tanı ve tedavisinde tarih boyunca pek çok hekim çalışmış ve büyük ilerlemeler sağlanmıştır. Şişmanlık kısaca vÜcutta gereğinden fazla yağ toplanması olarak tanımlanabilir. VÜcut ağırlığının %10'u kemik ve kaslardan, geri kalan %75'i yağ bağ ve desek dokudan oluşur. Vücut yağı kadınlarda% 32-35, erkeklerde ise %22-25'in üstüne çıktığı durumlara şişmanlık (obezite) denir. Bugün kişinin şişman olup olmadığına karar verdiren en kolay klinik tanı vücut kitle endeksinin kullanımıdır. Aslında tıbben şişman olmayıp, sosyal ya da kişisel nedenlerle kendini şişman zanneden ya da bölgesel yağ birikimi olup vücut kitle endeksi normal olan kişiler de güzellik merkezimize başvurmaktadır. Burada ayırt edici tanı oldukça önemlidir.
Ağırlık(kg)
Vücut kitle indeksi = ------------------------------------
Boy x Boy(metrekare)
Bu orana göre 25-30 arası normal, 35-40 arası kilolu, 40 üzeri aşırı şişman yani şişmanlık hastalığına sahiptir. Şişmanlık nedenleri yanlış yeme alışkanlıkları, çalışma koşulları, genetik yük ve bazı hastalıklara yandaşlık olabilir. Kabul edilen yaşla kilo fazlalığının arttığı ve kadınlarda daha sık görüldüğüdür. Şişmanlığın başlama yaşı seçilecek tedaviyi oldukça etkiler. Tombul bebek güzel görünür ama ileri yaşlarda çözümü oldukça zor sabır ve çalışma isteyen bir problemin habercisidir. Öyleyse, annelerin toplu çocuk yetiştirme merakı tekrar gözden geçirilmelidir. Kadınlarda gebelik ve emzirme dönemi de en sık kilo alınan dönemdir. Süt yapacak diye yenilen pek çok kez gereksiz besin, yağ olarak vücutta depolanmakta, gebelikte alınan normal üstü kiloya eklenmektedir. Türkiye'deki kadınların doğum sayısı da düşünüldüğünde problemin nasıl çığ gibi büyüdüğü gözden kaçmamalıdır. Gebe kalan ve emzikli kadınlara önerimiz yeme içme düzenleri ile ilgili profesyonel yardım almaktan kaçınmamaları, bunu lüzümsuz bir masraf olarak görmemeleridir. İlerleyen dönemde ortaya çıkacak problemin çözümü maddi manevi daha ağır bir bedel ödetecektir. Günlük yaşamda teknolojik gelişmeye bağlı ortaya çıkan hareket azlığı beraberinde az kalori harcamayı getirir. Bu bir kısır döngüdür. Ne kadar az harcarsanız şişmanlar, şişmanladıkça hareket güçlüğü çekersiniz. Ve daha çok şişmanlarsınız. Haskel isimli bir araştırmacı, bir işyerinde koridorun diğer ucundaki arkadaşına her saat başı dosyayı yürüyerek götürmek yerine e-mail atan bir kişinin 10 yıl içinde 5,5 kilo alacağını hesap etmiştir. Yine başka bir araştırmada, iki kat merdiven çıkmak yerine, asansör kullananlarda benzer sonuçlara yol açtığı örneklenmiştir. Örnekler çoğaltılabilir. Pek çok çalışmanın gösterdiği, eksersizin her zaman tek başına obeziteyi önleme ve tedavi etmede yeterli olamayacağı, doğru yeme modelinin mutlaka birlikte uygulanması gereğidir. Arzu edilen kiloya ulaştıktan sonra koruma amaçlı egzersiiz tavsiye edilebilecek bir yöntemdir. Biz merkezimizde, tüm bunlara ek olarak bölgesel yağlanma (bölgesel şişmanlık) tedavilerinde, uygulanan bölgede enerji tüketimini arttıran, sıkılaştıran, incelten tedavi yöntemlerini de kullanıyoruz. Fark edildiği üzere, tedavi kişiye özel olmalı, doğru seçim yapılmalıdır. Her kişi için aynı destek yöntem doğru değildir. Ve doğru yöntemi ancak hekiminiz karar verir. Şişmanlık ve Diyet Tedavisi Şişmanlık oluşmadan alınacak önlemler kuşkusuz ki, hem daha az maliyetli hem de daha kolaydır. Bu korunma programları yeme içme, yani beslenmenin öğretilmesi ve modern hayatın rahatlığı ve sedanterliğinden kurtulma üzerine oturtulmalıdır. Günümüzde iyice yaygınlaşan lezzetli, ucuz, kolay tüketilen fast food yiyeceklerden uzak durulmalıdır. En iyi içeceğin su olduğu iyice bellenmeli, önerilen kadar su tüketilmelidir. Akdeniz tipi beslenme anlatılmalı ve önerilmelidir. Şişmanlık tedavisinde kullanılan diyetlerin ana temeli, kullandığın enerjiden daha azını, dengeli olarak, besin şeklinde almaktır. İşlem matematikseldir. Hedef biriktirmek değil, harcamaktır. Unutulmaması gereken enerji alımı yani besin kısıtlaması yapılırken, protein vitamin ve mineral bakımından geri kalmamaktır. Şişmanlığın derecesine göre diyet-zayıflama süresi-ideal kiloya varış doğru hesaplanmalı, hasta beklentisi ile sonuç doğru ortaya konmalıdır. Merkezimize gelen hastaların hemen hemen ortak beklentisi çok kısa bir sürede kendilerince belirlenmiş, genelde doğru olmayan ideal kilolarına inmek olmaktadır. Hasta doğru aydınlatılmalı, hekimin sadece doğru yolu gösterebilecek bir koç olduğu, asıl özverili çalışmayı hastanın kendisi yapacağıdır. Diet Uygularken Dikkat Edilecekler Nelerdir? Burada en önemli bölüm uygulanacak olan dietin doğru seçilmiş olmasıdır.Gazete sayfalarını süsleyen,komşumuzun yada bir tanıdığımızın başarı ile uyguladığı ve sonuç aldığı her diet bize uygun olmayabilir.Öyleyse işe profesyonel yardım alarak başlamak lazımdır.Biz merkezimize gelen her kişiye yaşına,kilosuna,cinsiyetine,yaptığı işe ve varsa yandaş problemlerine uygun dengeli bir diet programı uyguluyoruz.Bu cümledeki ayırt edici her bir özellik başlı başına yapacağımız programı etkileyen ,yeri geldiğinde tamamen değiştiren özelliklerdir.Örneğin cinsiyet ayrımından söz edersek ,kadınların bazal metabolizmaları erkeklerden düşüktür.Bu nedenle günlük kalori kısıtlaması yapılırken,kişilerin diğer tüm özellikleri aynı bile olsa ,menüler değişik olmalıdır.Bazal metabolizma,en basit anlatımı ile hiç bir şey yapmadan yattığımızda bedenin yaşamı devam ettirebilmek için harcadığı enerjidir. Diet içeriğinin düzenlenmesinde öncelikle yiyecekler yapılarına göre sınıflanır. Proteinler dietin en önemli bölümünü oluşturur.Normal bir erişkinin günlük enerji alımınının %8-15’i proteinden sağlanır.Protein kaynakları et ve süt ürünleri,soya baklagillerdir.Zayıflama dietlerinde protein miktarı yeterli düzeyde olmalıdır.1gr protein yandığında 4kcal verir. Karbonhidrat genel olarak günlük enerji alımının %50’sini oluşturur.Kullanılacak miktarın üzerinde alındığında,proteinlerden farklı olarak yağa dönüşür ve depo edilir.Kısıtlama yapılırken beyinin kullandığı tek enerji çeşidinin glukoz olduğu unutulmamalıdır.Bu arada hastada reaktif hipo glisemi yada diabet hastalığı gibi problemlerde , kısıtlamalarda mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Yağlar yakıldıklarında karbonhidrat ve proteinden çok fazla enerji sağlarlar Bir gram yağ yandığında 9kcallik enerji ortaya çıkar.Sinir sistemimiz ve boşaltım sistemimiz için yağ tüketme zorunluluğumuz olmasına karşılık zayıflama rejimlerinde yağ oldukça kısıtlanır.Farklı gıdalarla yeterince yağ alındığından ek olarak ,menülere yağ ilave edilmez. Vitamin ve mineraller mutlaka yeterince verilmelidir.Enerji tüketimine ve üretimine direkt katkısı olmamakla birlikle,yaşam için zorunluluk taşırlar.Eksikliğinde hastalıklar oluşur. Alkol ,protein vitamin ve mineral içermemekle beraber yüksek kalori oluşturduklar için boş kalori olarak isimlendirilir.Öncelikle sınırlandırılması gereken gruptur. Posalı yiyecekler diet yapanlara en yardımcı olan ,tokluk hissini uzatan,kabızlığı önleyen yiyeceklerdir.Elma,portakal,havuç gibi sebze ve meyveler,baklagiller,tam doygun tahıllar,mide boşalma süresini uzatarak ,acıkma hissini geçiktirirler.Hastanın dietinde bu grup ne kadar yoğun bulunursa,okadar kolay diet yapılır. |
|||||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Hakkımızda | Hizmetlerimiz | Fiyatlar | Sorulanlar | Yasal Uyarı | Randevu | İletişim | |||||||||||||
|
Tel : (212) 543 04 33 - (212) 542 15 51 -
E-posta : info@zeynepaksunbakirkoy.com |
||||||||||||||||||||