Buradasınız

hizmetlerimiz

Varis Tedavisi

Varis Tedavisi

Genelde hanımlarda bulunan ağ şeklindeki ince damarları kozmotik bir problem olarak kabul edip her birinin içine sklerozan madde enjekte ediyoruz. Seçimi hastanın problemine göre belirliyoruz.

Madde enjekte ettiğimiz hastalarda tedavi 3-4 seans arasında değişmektedir. Duruma göre işlem sonrasında elastik bandaj uygulamaktayız. Tedavi devam ederken hastalar dolaşım düzenleme amaçlı pressoterapi yaptırabilirler. Önemli olan hastanın gereksiniminin cerrahi yöntemler ile çözülebilecek boyutta ise bunun ayırdına varmaktır.

Şişmanlık

Şişmanlık

Günümüzün en büyük sağlık ve sosyal problemlerinden biri şişmanlıktır. Aşırı kilolar insan bedenine ve ruhuna ağır bir yük getirmekte, fiziksel aktiviteleri azaltmakta, sosyal hayatta kısıtlamalara yol açmaktadır. Şişmanlık hastalığının tanı ve tedavisinde tarih boyunca pek çok hekim çalışmış ve büyük ilerlemeler sağlanmıştır. Şişmanlık kısaca vücutta gereğinden fazla yağ toplanması olarak tanımlanabilir. Vücut ağırlığının %10'u kemik ve kaslardan, geri kalan %75'i yağ, bağ ve desek dokudan oluşur. Vücut yağı kadınlarda% 32-35, erkeklerde ise %22-25'in üstüne çıktığı durumlara şişmanlık (obezite) denir. Bugün kişinin şişman olup olmadığına karar verdiren en kolay klinik tanı vücut kitle endeksinin kullanımıdır. Aslında tıbben şişman olmayıp, sosyal ya da kişisel nedenlerle kendini şişman zanneden ya da bölgesel yağ birikimi olup vücut kitle endeksi normal olan kişiler de güzellik merkezimize başvurmaktadır. Burada ayırt edici tanı oldukça önemlidir.

                                  Ağırlık(kg) 

Vücut kitle indeksi = ------------------------------------

Boy x Boy(metrekare)

Bu orana göre 25-30 arası normal, 35-40 arası kilolu, 40 üzeri aşırı şişman yani şişmanlık hastalığına sahiptir. Şişmanlık nedenleri yanlış yeme alışkanlıkları, çalışma koşulları, genetik yük ve bazı hastalıklara yandaşlık olabilir. Kabul edilen yaşla kilo fazlalığının arttığı ve kadınlarda daha sık görüldüğüdür. Şişmanlığın başlama yaşı seçilecek tedaviyi oldukça etkiler. Tombul bebek güzel görünür ama ileri yaşlarda çözümü oldukça zor, sabır ve çalışma isteyen bir problemin habercisidir. Öyleyse, annelerin toplu çocuk yetiştirme merakı tekrar gözden geçirilmelidir.

Kadınlarda gebelik ve emzirme dönemi de en sık kilo alınan dönemdir. Süt yapacak diye yenilen pek çok kez gereksiz besin, yağ olarak vücutta depolanmakta, gebelikte alınan normal üstü kiloya eklenmektedir. Türkiye'deki kadınların doğum sayısı da düşünüldüğünde problemin nasıl çığ gibi büyüdüğü gözden kaçmamalıdır. Gebe kalan ve emzikli kadınlara önerimiz yeme içme düzenleri ile ilgili profesyonel yardım almaktan kaçınmamaları, bunu lüzümsuz bir masraf olarak görmemeleridir. İlerleyen dönemde ortaya çıkacak problemin çözümü maddi manevi daha ağır bir bedel ödetecektir.

Günlük yaşamda teknolojik gelişmeye bağlı ortaya çıkan hareket azlığı beraberinde az kalori harcamayı getirir. Bu bir kısır döngüdür. Ne kadar az harcarsanız şişmanlar, şişmanladıkça hareket güçlüğü çekersiniz. Ve daha çok şişmanlarsınız. Haskel isimli bir araştırmacı, bir işyerinde koridorun diğer ucundaki arkadaşına her saat başı dosyayı yürüyerek götürmek yerine e-mail atan bir kişinin 10 yıl içinde 5,5 kilo alacağını hesap etmiştir. Yine başka bir araştırmada, iki kat merdiven çıkmak yerine, asansör kullananlarda benzer sonuçlara yol açtığı örneklenmiştir. Örnekler çoğaltılabilir.

Pek çok çalışmanın gösterdiği, eksersizin her zaman tek başına obeziteyi önleme ve tedavi etmede yeterli olamayacağı, doğru yeme modelinin mutlaka birlikte uygulanması gereğidir. Arzu edilen kiloya ulaştıktan sonra koruma amaçlı egzersiz tavsiye edilebilecek bir yöntemdir.

Biz merkezimizde, tüm bunlara ek olarak bölgesel yağlanma (bölgesel şişmanlık) tedavilerinde, uygulanan bölgede enerji tüketimini arttıran, sıkılaştıran, incelten tedavi yöntemlerini de kullanıyoruz. Fark edildiği üzere, tedavi kişiye özel olmalı, doğru seçim yapılmalıdır. Her kişi için aynı destek yöntem doğru değildir. Ve doğru yöntemi ancak hekiminiz karar verir.

Şişmanlık ve Diyet Tedavisi

Şişmanlık oluşmadan alınacak önlemler kuşkusuz ki, hem daha az maliyetli hem de daha kolaydır. Bu korunma programları yeme içme, yani beslenmenin öğretilmesi ve modern hayatın rahatlığı ve sedanterliğinden kurtulma üzerine oturtulmalıdır. Günümüzde iyice yaygınlaşan lezzetli, ucuz, kolay tüketilen fast food yiyeceklerden uzak durulmalıdır. En iyi içeceğin su olduğu iyice bellenmeli, önerilen kadar su tüketilmelidir. Akdeniz tipi beslenme anlatılmalı ve önerilmelidir.

Şişmanlık tedavisinde kullanılan diyetlerin ana temeli, kullandığın enerjiden daha azını, dengeli olarak, besin şeklinde almaktır. İşlem matematikseldir. Hedef biriktirmek değil, harcamaktır. Unutulmaması gereken enerji alımı yani besin kısıtlaması yapılırken, protein vitamin ve mineral bakımından geri kalmamaktır.

Şişmanlığın derecesine göre diyet-zayıflama süresi-ideal kiloya varış doğru hesaplanmalı, hasta beklentisi ile sonuç doğru ortaya konmalıdır. Merkezimize gelen hastaların hemen hemen ortak beklentisi çok kısa bir sürede kendilerince belirlenmiş, genelde doğru olmayan ideal kilolarına inmek olmaktadır. Hasta doğru aydınlatılmalı, hekimin sadece doğru yolu gösterebilecek bir koç olduğu, asıl özverili çalışmayı hastanın kendisi yapacağıdır.

Diyet Uygularken Dikkat Edilecekler Nelerdir?

Burada en önemli bölüm uygulanacak olan diyetin doğru seçilmiş olmasıdır. Gazete sayfalarını süsleyen,komşumuzun ya da bir tanıdığımızın başarı ile uyguladığı ve sonuç aldığı her diyet bize uygun olmayabilir. Öyleyse işe profesyonel yardım alarak başlamak lazımdır. Biz merkezimize gelen her kişiye yaşına, kilosuna, cinsiyetine, yaptığı işe ve varsa yandaş problemlerine uygun dengeli bir diyet programı uyguluyoruz. Bu cümledeki ayırt edici her bir özellik başlı başına yapacağımız programı etkileyen, yeri geldiğinde tamamen değiştiren özelliklerdir. Örneğin cinsiyet ayrımından söz edersek, kadınların bazal metabolizmaları erkeklerden düşüktür. Bu nedenle günlük kalori kısıtlaması yapılırken, kişilerin diğer tüm özellikleri aynı bile olsa, menüler değişik olmalıdır. Bazal metabolizma, en basit anlatımı ile hiç bir şey yapmadan yattığımızda bedenin yaşamı devam ettirebilmek için harcadığı enerjidir.

Diyet içeriğinin düzenlenmesinde öncelikle yiyecekler yapılarına göre sınıflanır.

Proteinler diyetin en önemli bölümünü oluşturur. Normal bir erişkinin günlük enerji alımınının %8-15'i proteinden sağlanır.Protein kaynakları et ve süt ürünleri, soya ve baklagillerdir. Zayıflama diyetlerinde protein miktarı yeterli düzeyde olmalıdır. 1gr protein yandığında 4kcal verir.

Karbonhidrat genel olarak günlük enerji alımının %50'sini oluşturur. Kullanılacak miktarın üzerinde alındığında, proteinlerden farklı olarak yağa dönüşür ve depo edilir. Kısıtlama yapılırken beyinin kullandığı tek enerji çeşidinin glukoz olduğu unutulmamalıdır. Bu arada hastada reaktif hipo glisemi yada diyabet hastalığı gibi problemlerde, kısıtlamalarda mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Yağlar yakıldıklarında karbonhidrat ve proteinden çok fazla enerji sağlarlar. Bir gram yağ yandığında 9kcallik enerji ortaya çıkar. Sinir sistemimiz ve boşaltım sistemimiz için yağ tüketme zorunluluğumuz olmasına karşılık zayıflama rejimlerinde yağ oldukça kısıtlanır. Farklı gıdalarla yeterince yağ alındığından ek olarak, menülere yağ ilave edilmez.

Vitamin ve mineraller mutlaka yeterince verilmelidir. Enerji tüketimine ve üretimine direkt katkısı olmamakla birlikle, yaşam için zorunluluk taşırlar. Eksikliğinde hastalıklar oluşur.

Alkol, protein, vitamin ve mineral içermemekle beraber yüksek kalori oluşturduklar için boş kalori olarak isimlendirilir. Öncelikle sınırlandırılması gereken gruptur.

Posalı yiyecekler diyet yapanlara en yardımcı olan, tokluk hissini uzatan, kabızlığı önleyen yiyeceklerdir. Elma, portakal, havuç gibi sebze ve meyveler, baklagiller, tam doygun tahıllar mide boşalma süresini uzatarak acıkma hissini geçiktirirler. Hastanın diyetinde bu grup ne kadar yoğun bulunursa, o kadar kolay diyet yapılır.

Mezoterapi

Mezoterapi

Bağ dokusunun tedavisi anlamına gelen mezoterapi, kozmotolojide ilk kullanımına Fransa'da 1952'de başlanmıştır. Günümüze dek pek çok merkezde kullanılan ilaç kombinasyonları geliştirilerek yapılmaktadır. Bu tedavi yönteminde ilaç sadece bölgesel yapıldığından genel dolaşıma katılmaz ve ilaçlara bağlı olabilecek yan etki sıfırlanır. Hedef yağ hücresinin, metebolizma artışı ve kan dolaşımının bölgesel düzenlenmesi ile ortamdan uzaklaştırılması ya da normal boyutuna getirilmesidir. Selülit ve lokal incelme (bölgesel zayıflama) tedavisinde uygun diet ile kombine edildiğinde başarı kaçınılmazdır. Mezoterapi tedavisi haftada 2 kez yapılır. Kişinin problemine göre seans sayısı ayarlanır.

Saç dökülmesini azaltmak veya durdurmak içinde en çok başvurduğumuz yöntemlerden biri de mezoterapidir. Saçlı deriye haftada 2 kez yaptığımız mezoterapi dömemsel dökülmelerde oldukça etkilidir.

Cilt gençleştirmek, cildin daha çok nem depolamasını sağlayabilmek için de teosyal ile yüz mezoterapisi yapmaktayız. Böylece cildin erken yaşlanması önlenmekte, gıdı gerdan sarkmaları toplanmaktadır. 4-6 aylık aralarla yaptığımız cilt mezoterapisi kanımca cildinize yaptığınız en büyük yatırımdır.

Medikal Peeling

Medikal Peeling

  • Kimyasal Peeling
  • Mekanik Peeling

Kimyasal Peeling

Kimyasal peeling adındanda anlaşılacağı üzere cildin üst tabakasına çeşitli yoğunluklarda asitleri sürerek yapılmaktadır.Hedef cildin üst tabakasındakı yaşlı ve hasarlı bölümü kaldırmak,cildin yenilenmesini hızlandırmaktır.Normal şartlar altında yaşlandıkça azalmasına karşın cildimizin üst tabakası kendini yaklaşık ayda bir yeniler ,ölü ve yaşlı hücreler yerini yenisi ile değiştirir.Cildin üst tabakasının soyulması bazal membranı uyararak ışık nedenli yaşlanmaya bağlı hasarları giderir.Kimyasal peeling yöntemi ile bu yenilenme hızlanır ve kolaylaşır. Daha genç ve sağlıklı bir cilde kavuşulur.Kullanılan kimyasal ajanlar AHA,AFA,TCA veya fenollerdir.Daha fazlası le AHA tecih edilir.Yapısında ki glikolik asit daha kontrollü olarak cildi yeniler. Kimyasal peeling tedavisi %20 ile%60 konsantrasyon aralığında,mutlaka doktor tarafından,10- 15 gün aralarla seanslar halinde yapılır, tamamen ağrısız bir işlemdir.Tedavi esnasında ciltte yanma,batma,sonrasındakızarma nadiren kabuklanma olabilir.Bu sebeple doktorun vermiş olduğu nemlendirici ve güneş kremi mutlaka kullanılmalıdır.Bu görev hastaya düşmektedir. .

Kimyasal peeling:

  1. cilt gençleştirme
  2. cilde nem verme
  3. sivilce tedavisi ve sivilce izlerinin yok edilmesi
  4. güneş lekeleri gebelik lekelerinn tedavisi

ciltteki gözeneklerin küçültülmesi

  • topuk çatlaklarının tedavisi işlemlerinde kullanılır.

    Mekanik peeling

    Mikrodermoabrazyonda denilen bu yöntemde cilde kimyasal ilaç sürerek tedavi etmek yerine ,ölü deri mekanik olarak sürtme,zımparalama yöntemi ile tedavi edilir.İşlem için aliminyum oksit tuzu ,özel aleti ile cilt yüzeyine püskürtülür.İşlem kansız ve ağrısızbir şekilde tamamlanır.Tedavi aralıklar 15 gün olmalı ve seans sayısı yapılacak nedene ve kişinin problemine göre belirlenmelidir.Kimyasal peeling tedavilerinden bir üstünlüğü Çatlak tedavisinde de kullanılmasıdır.

  • Lipoliz

    Lipoliz

    Lipoliz, tüm vücut ve yüzde istenmeyen lokal yağ fazlalığınının tedavisinde kullandığımız bir yöntemdir. Ameliyat gerektirmeden istenmeyen yağlardan kurtulma olanağı verdiği için oldukça dikkat çekicidir.

    Tedavide kullandığımız esas ilaç soya yağından elde edilen fosfotidil kolindir.Genel tebabette kan kolesterolünü düşürücü ilaç olarak da senelerdir kullanılan,fosfotidil kolin kozmotolojide yeni bir dönem açmıştır.

    Selülit tedavisi, lipom, göz altı torbalanması, lokal yağlanmaya bağlı şekil bozuklukları en çok kullanıldığı alanlardır. Selülite bağlı portakal kabuğu görünümünü azaltır. Dengeli beslenme egzersiz veya LPG masajı ile desteklendiğinde etki kalıcıdır.

    Yan tesiri yoktur. Avrupa'da ve Amerika'da pek çok merkezde lipolizle ilgili karşılaştırmalı çalışmalar yapılmaktadır. Özel Dr. Zeynep Aksun Polikliniği'nde kişiye özel hazırlanan programlarda lipoliz ile son derece yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Tedavi sıklığı 15 günden daha kısa olmamak şartıyla kişinin problemine göre ayarlanmaktadır. İşlem süresi oldukça kısa, işlem hemen hemen ağrısızdır. Etki 3 seanstan sonra belirgin olarak görülür.

    Lenf Drenaj (LPG)

    Lenf Drenaj (LPG)

    Yediğimiz tüm yiyecekler sindirim sistemimizde yapı taşlarına parçalandıktan sonra, ince bağırsakta emilip kana karışırlar. Kan dolaşımı sayesinde ihtiyaç duyulan dokulara ulaşır, bir kısmı depolanır. Bir kısmı kullanılır. Kullanım sonucunda birtakım atık maddeler oluşur. Bunların vücuttan atılması asıl olarak lenf dolaşımı ile alakalıdır. İşte sorun bu aşamada ortaya çıkar. Lenf sisteminin kalp gibi pompası yoktur ve devamlılığını kaslarımızın hareketi ve bağ dokusu sağlamlığı sağlar. Eğer herhangi bir nedenle bağ dokumuzda gevşeklik varsa, tek başına egzersiz bu atık ve fazla suyun vücuttan atılmasına yetmeyebilir. Sonuçta selülit oluşur. Bu nedenle selülit probleminiz varsa dışarıdan lenf sisteminize yardımcı olacak masaj desteğine ihtiyacınız olacaktır. Zeynep Aksun güzellik merkezinde bu yardımı iki farklı şekilde yapabilmekteyiz.

    • Pressoterapi
    • LPG Masajı

    Pressoterapi

    Manşetler vucudun problemli bölgelerine sarılır.Kişinin tansiyon basıncına uygun olarak şişirilip indirilir.Hafif ritmik basınç dalgaları ayak uçlarından başlayarak popoya dek yayılır.Aynı zamanda oldukça keyif veren rahatlatıcı bir masajdır.Tamamen ağrısızdır.Karın bölgesine uyğulanan masajın kabızlık çözücü etkisi dikkat çekicidir.

    LPG Masajı

    Tamamen basınç sistemi ile vücuda elektrik akımı veya ısı vermeden yapılan bir lenf masajıdır. Aletin özelliklerinden kaynaklanan tedavi edici etkisi aşikardır, lenf akışı düzenlenir. Bağ dokusundaki kollojen ve elastin aktiflenir. Gevşeklikler toplanır. Sellülit çözülür. Deri daha genç ve pürüzsüz görünüme kavuşur. Ayrıca, alet üzerindeki farklı programlarla yağ aktivasyonu arttırıldığından lokal incelmeye (bölgesel zayıflamaya) faydası olur. Gebelik sonrasında normal doğumdandan hemen sonra, sezeryan ameliyatını takiben 3 ay sonra başlamak uygundur. Tüm vücuda uygulanan bir masaj olduğundan farklı bölgelerdeki farklı sorunlara yönelik tedaviyi aynı seansta, aletin programı ile oynayarak yapabilmekteyiz. 15 seanslık paket programlar uygulanmaktadır. Kişinin problemine göre mezoterapi, lipoliz veya karboksiterapi ile kombine edilebilir.

    Ana olarak LPG'nin kullanım alanları:

    1. selülit
    2. lokal incelme (bölgesel zayıflama)
    3. vücut gevşekliği, bacak içi kol sarkmaları karın sarkması
    4. popo kaldırma
    5. liposuction ameliyatından sonra dolaşım düzenleyici olarak

    Kavitasyon

    Kavitasyon

    Kavitasyon ile zayıflama noninvaziv yani vücuda ilaç ya da elektrik akımı vermeden, sadece ses dalgaları kullanarak uygulanan bir incelme yöntemidir. Tamamen ağrısızdır, hatta gelişmiş kavitasyon makinalarında kulağı tırmalayan o tiz ses de yoktur. Kişi kendine yapılan bu işlemden rahasızlık duymaz, yapılan bölgede hafif bir ısınma hisseder.

    Çalışılacak bölgeye ultrasound jeli sürülür ve 40 dakikakadar uygulama yapılır.Cilt üzerinden uygulanan ultrasound dalgalar kişinin yağ kalınlığına göre ayarlanır.

    Ses dalgaları uygulanan alanda seçici olarak yağ hücrelerini parçalar. Hücre bütünlüğü bozulunca açığa çıkan yağ zerreciklerini, vücut yabancı doku kabul eder ve uzaklaştırmaya çalışarak metabolize eder. Böylece kalıcı incelme sağlanır. Benzer prensiple böbrek taşları da kırılmaktadır. Ameliyatlara alternatif olarak uygun vakalarda böbrek taşları ultrasound yardımı ile kırılmakta ve idrar yolu ile atılmaktadır.

    Kavitasyon en çok yağ biriken yerlere uygulanmalıdır. Popo, basen, karın vb. Kavitasyon LPG tedavisi veya radyofrekansla desteklenmelidir. En iyi sonuçlar LPG ile desteklendiğinde alınmaktadır. Seans sayısı probleme göre değişir ancak altıdan az olmamalı ve haftada bir yapılmalıdır. Hamileler ve metal protezi kalp pili olanlar dışında herkese uygulanabilir. Tedavi döneminde yağdan hayli fakir diyet yapılmalı ve günde 2 litre su içilmelidir.

    Kalıcı Makyaj

    Kalıcı Makyaj

    Kalıcı makyaj, doğal boyaların,cildin epidermis tabakasına yerleştirilerek yapılan makyajdır. Yaklaşık 3-5 sene kalıcılığı vardır. Kişiye özel iğnelerle steril şartlar altında yapılmalıdır.

    Ağrı hissi kişiden kişiye ve yapanın el becerisine bağlı bir histir. İşlem öncesi bazı kişilerde lokal anestetik pomat yetebileceği gibi bazı kişilerde lokal veya sedasyon anestezisi gerekebilir.

    Kaş, eyeliner, dudak çevresi ve içini doldurma gibi çeşitli bölgelere tek tek veya beraber uygulanabilir.

    Yaptırmayı düşünen kişilerin dikkat etmesi gerekenler sırası ile:

    1. Açık yara veya uçuğu bulunanlar, şeker hastası olanlar yaptıramaz.
    2. Kişi 3 gün öncesinden aspirin kullanmayı bırakmalı,1 gün öncesinde alkol almamalıdır.
    3. İşlemden sonra 1 hafta kadar kabuk tutma, 2 gün kadar şişme olabilir.
    4. 1. ayda kontrol rutuj gerekebilir.
    5. Cilt renginiz ne kadar açık ve yaptıracağınız dövme rengi ne kadar açık renk ise kalıcılık süresi o kadar azalır.
    6. Kullanılacak iğne mutlaka steril olmalı, sizin önünüzde açılmalı ve sizin olmalıdır.
    7. Boyanın kalitesi ve alerjik olup olmadığı sorgulanmalıdır. Farklı kalitedeki boyalar fiyat farklarını belirleyen en önemli unsurdur.
    8. Kaş makyajı seyrelmiş, küsmüş olan kaşları gür gösterir, bozuk kaş şeklini düzeltir. Hatta hiç kaşı olmayanlarda bile kaş görüntüsü sağlanır.
    9. Eyeliner uygulamalarında gözler daha iri görünür ya da bitişik olan gözler birbirinden daha ayrı görülür.
    10. Dudak uygulamalarında dudaklar belirginleşir. Ruj, parlatacı ihtiyacı ortadan kalkar.
    11. İşlem yapılacak ortamda anestezi uygulamasını yapabilecek, anestezi doktorunun olması büyük ayrıcalıktır.

    Dolgu Maddesi

    Dolgu Maddesi Uygulamaları

    Merkezimizde dolgu maddesi olarak teosyal kullanılmaktadır. Dolgu malzemesi olarak kullanılan teosyal, bağ dokumuzun ana elemanı olan hyalüronik asidi içermekte olduğundan, allerjen değildir. Sıklıkla uygulama alanlarımız, yüzde burundan dudaklara dek uzanan iki komissürümüz, iki kaş arasında olan derin çizgi, dudak üstü çizgileri, dudak şekillendirmedir. Dolgu uygulaması işlemi ağrılı olmasın diye, öncesinde lokal etkili anastetik pomat sürülüp 10 dakika kadar beklenir. Dolgu uygulaması işlemi 10-15 dakika sürer ve etki hemen görülür. O nedenle öğle tatili güzelliği olarak da isimlendirilir. Dolgu maddesinin etkisi 6-8 aydır. Cerrahi bir yöntem olan kişinin kendi yağı ile dolgu yöntemine en büyük üstünlüğü işlem yapılır yapılmaz kişi günlük aktivasyonuna devam edebilmektedir.

    Cilt Bakımı

    Cilt Bakımı

    Temizlik, korunma, güzellik ve sağlık için her modern insanın periodik aralıklarla yaptırması gerekli bir bakımdır. Ciltte görünen bir problem olmaması, o cildin sağlıklı ve biolojik yaşına uygun olduğu anlamında değildir. Cilt bakımı herkesin yaptırması gerekli geleceğe yatırımın ilk basamağıdır. Kişilerin nasıl görüldüğü modern toplumda daha da önemlidir. İnsanın kendini iyi hissetmesi, güzel bulması ruh sağlığı ve başarısı için gereklidir. Kozmotolojide, amaç kişiye hem sağlıklı hem de daha genç görünüm vermektir.

    Cildimiz en dışımızı saran bir mantodur ve her türlü dış ortama açıktır. Uzman doktorunuz gözetiminde, cilt tipiniz ve cilt yaşınıza uygun bakımlar ile cildinizin fizyolojisini korur olabilecek hasarları en alt noktaya taşırsınız. En çok karşılaştığımız sorulardan biri bakıma cildimi alıştırmak istemiyorum ve daha problem de gözlemlemiyorumdur. Unutulmamalı ki cilt bakımı cildi koruyan, onaran ve temizleyen bir işlemdir. Düzenli yaptırmamak problem yaratır.

    Herkesin cilt tipi farklı olduğundan kullanılacak ürün kişiye göre değişiklik gösterir. Zeynep Aksun güzellik merkezinde kozmetik ürün olarak Biodroga kullanmaktayız. Geniş ürün yelpazesi ile her yaş ve cilt tipine hitap eden ürünümüz tamamen bitkisel kaynaklıdır ve allerjen değildir.

    Sayfalar


    Yasal Uyarı

    Bu site ziyaretçilerini bilgilendirmek amacı ile hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz. Yasal uyarı için tıklayınız.